İstanbul Beyazıt Camii Hakkında Bilgi (Hikayesi, Tarihi, Nerede)

Tarihi Yarımada’nın merkezinde bulunan Beyazıt Camii, İstanbul’daki tarihi camiler arasında ilk halini korumayı başaran en eski sultan camisidir. Sultan II. Beyazıt tarafından yaptırılan cami ile birlikte aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak bir külliye inşa edilmiş.

Bulunduğu alanın çevresine dağınık bir şekilde inşa edilen Beyazıt Külliyesi, Fatih ve Süleymaniye Külliyesi ile birlikte İstanbul’a inşa edilen en büyük külliyelerden birisi konumunda.

1-İstanbul Beyazıt Camii Hakkında Bilgi

Beyazıt Camii, İstanbul’un fethinden sonra şehre inşa edilen ikinci büyük cami. Yapının bulunduğu alan Bizanslılar döneminde Theodosius Forumu olarak bilinen ve şehrin en büyük meydanı olan alanın bir bölümünde bulunuyor.

Fatih Sultan Mehmet’ten sonra tahta geçen Sultan II. Beyazıt, Fatih Camii’nden sonra İstanbul’a ikinci büyük selatin camisini yaptırmış. Fatih Camii, 1766 yılında yaşanan depremde tamamen yıkıldığından, Beyazıt Camii halen ilk halini koruyan en eski yapı konumunda.

1505 yılında ibadete açılan caminin mimarı tam olarak belli değil ancak kuvvetle mimarın Yakubşah bin Sultan Şah olduğu belirtilmekte. Beyazıt Külliyesi içerisinde cami ile birlikte imarethane, sıbyan mektebi, medrese, hamam, kervansaray ve tabhaneler yer alıyor.

Külliyenin yapılarından medrese tramvayın geçtiği cadde tarafında, camiden uzak bir konumda bulunuyor ve günümüzde Vakıflar Hat Sanatları Müzesi olarak kullanılmakta.

Mercan yokuşu tarafındaki Kervansaray ve imarethanenin olduğu yapının bir kısmı yıkılmış. Günümüze ulaşan kısmı ise Beyazıt Devlet Kütüphanesi olarak faaliyette.

2-İstanbul Beyazıt Camii Mimari Özellikleri

Beyazıt Camii mimarisi, erken dönem Osmanlı mimarisinden klasik dönem mimarisine geçiş dönemini yansıtmakta. Bu nedenle camide Selçuklu mimarisinin örnekleri görülebilmekte.

Selatin camilerinde genellikle görülen 2 adet minare uygulaması Beyazıt Camii’nde daha farklı. Minareler caminin ana kütlesi yerine yanlarda bulunan tabhanelere bitişik bir şekilde yapılmış. Bu nedenle minareler arasında diğer tarihi camilerde rastlanmayacak şekilde 79 metrelik bir mesafe oluşmuş. Caminin sağ tarafındaki minarenin renkli taşlar ve kufi yazılı süslemeleri büyük ölçüde korumuş. Bu minare İstanbul’da Selçuklu’dan Osmanlı’ya geçişin tek numunesi olarak gösterilmekte.

20 sütun üzerine oturtulan 24 kubbe ile örtülü revakla çevrili iç avlu, aralarında kırmızı porfir taşlarının bulunduğu mermer ile döşenmiş. Avlu mermerlerinin arasında bulunan bu kırmızı porfir taşlarının Bizans döneminden kalan lahitlerden kullanıldığı düşünülmekte.

İç avluda bulunan revak kubbelerinin büyüklükleri ve yükseklikleri birbirinin aynısıdır. Bu özelliği ile Beyazıt Camii’nin iç avlusu Şehzade Camii ile birlikte Osmanlı Mimarisinde oranları en uyumlu avlulardan biri olarak gösterilir. Cami yapıldığında diğer selatin camilerinde olduğu gibi geniş bir dış avluya sahip olmasına rağmen, daha sonraları ortadan kalkmış.

3-İstanbul Beyazıt Camii İçi

Yaklaşık 17 metre çapında olan Beyazıt Camii kubbesi Dört büyük fil ayağı üzerine oturtulmuş ve 2 yarım kubbe ile desteklenmiş. Tarihi camiler arasında, kubbenin dört fil ayağı ile taşınması ilk olarak Beyazıt Camii’nde görülmekte.

Caminin doğu ve batı tarafında üstü beşer kubbe ile örtülü tabhane (misafirhane) olarak tasarlanmış bölümler bulunmakta. Bu bölümlerin cami ile aralarında bulunan duvarları daha sonraları kaldırılmış ve tabhaneler namaz kılma alanına dahil edilmiş. Bu şekilde camiye bitişik tabhane örneği Yavuz Sultan Selim Camii’nden sonra Osmanlı mimarisinde uygulanmamış.

Caminin mihrabı ve minberinde döneminin itinalı taş işçiliğini görebilirsiniz. Müezzin mahfili sağ arka tarafta bulunan fil ayağına bitişik bir şekilde yapılmış. Padişahların namaz kılması için yapılan hünkar mahfili diğer selatin camilerinden farklı olarak caminin sağ üst köşesinde bulunuyor.

4-İstanbul Beyazıt Camii Tarihi

1501 yılında temeli atılan Beyazıt Camii’nin inşaatı 1505 yılında bitirilmiş ve ibadete açılmış. Caminin açılışından kısa bir süre sonra ise 1509 yılında İstanbul’da “küçük kıyamet” olarak adlandırılan bir deprem yaşanmış. Bu büyük depremde caminin kubbesi hasar almış.

Daha sonraları onarımlar gören caminin içine 1573-1574 yıllarında Mimar Sinan tarafından bir kemer inşa edilerek destek yapılmış. Osmanlı döneminde sıkça rastlanan ve büyük tahribatlara yol açan yangınlardan Beyazıt Camii’de nasibini almış.

5-İstanbul Beyazıt Camii Nerede ve Nasıl Gidilir?

Fatih ilçesinde bulunan Beyazıt Camii, Tarihi Yarımada’nın merkezinde, adını verdiği Beyazıt Meydanı’nda İstanbul Üniversitesi’nin tarihi ana kapısının karşısında bulunmakta.

Caminin hemen yanında tarihi Sahaflar Çarşısı yer alıyor. Özellikle kitaplara düşkün biriyseniz mutlaka buraya uğramanızı ve keşfetmenizi öneririm. Beyazıt Meydanı’nın müdavimi olan güvercinlere yem atmak isterseniz de, makul bir ücret karşılığında meydanda yem satan kişilerden alıp bu isteğinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Yapıya yakın konumda Kapalı Çarşı, Nuruosmaniye Camii ve Çemberlitaş Sütunu gibi yapılar bulunmaktadır. Süleymaniye Camii ve Şehzade Camii’de yapıya yakın diğer tarihi camiler arasındadır.

Beyazıt Camii sabah namazı ile ibadete açılmakta, yatsı namazından sonra kapatılmaktadır. Cami ziyaret saatlerinde aynı zamanda ibadette yapıldığından, ziyaretçilerin giyim tarzlarına dikkat etmeleri gerekmektedir. Cami şu anda restorasyonda olduğundan yapının ancak küçük bir kısmını ziyaret edebiliyorsunuz.

Yapının bulunduğu yere toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak oldukça kolaydır. Bunun için en kolay kullanabileceğiniz toplu taşıma aracı Bağcılar-Kabataş Tramvayı. Bu tramvaya binerek Beyazıt durağında indiğinizde kendinizi Beyazıt Camii’nin hemen önünde buluyorsunuz. Otobüs ile gitmek isterseniz son durağı Beyazıt olan hatları tercih edebilirsiniz.

Anadolu yakasından ulaşmak için Üsküdar veya Kadıköy’den Eminönü’ne kalkan vapurları binip ardından tramvaya aktarma yapabilirsiniz. Ya da bunun yerine Marmaray ile Sirkeci durağına geldikten sonra yine tramvaya aktarma yaparak ulaşabilirsiniz. Eğer kendi aracınızla gitmek isterseniz Beyazıt Meydanı civarında İspark alanları mevcut, ancak yoğunluk nedeniyle park yeri bulmak oldukça zor.

Beyazıt Camii’ne aşağıda yer alan harita üzerindeki konumu tıklayarak da nasıl ulaşabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Kaynakça:

fatih.gov.tr/bayezid-camii

islamansiklopedisi.org.tr