Çemberlitaş Sütunu Hakkında Bilgi (Nerede-Hikayesi-Özellikleri)

İstanbul’da Tarihi Yarımada’nın yedi tepesinden birinde bulunan Çemberlitaş Sütunu, neredeyse İstanbul’un tarihi kadar eskidir. Yapıldığı dönemde büyük Konstantinos Forumu’nun tam ortasına dikilen bu anıtsal sütun, günümüzde forumdan geriye kalan tek eser olarak zamana direnmekte.

Roma ve Bizans döneminde büyük önem atfedilen Çemberlitaş Sütunu, Osmanlılar döneminde de önemini kaybetmemiş, çeşitli onarımlardan geçerek günümüze kadar ulaşmış. İstanbul’un tarihine tanıklık eden yaklaşık 1700 yıllık bu anıtsal yapı, Tarihi Yarımada’da görülmesi gereken eserlerden.

Çemberlitaş Sütunu Hikayesi

Çemberlitaş Sütunu Nerede

Çemberlitaş Sütunu Gövde ve Taş Kaidesi

Roma İmparatoru Konstantinos, 324 yılında İmparatorluğunun merkezini doğu eyaleti olan Byzantion’a taşımaya karar verir. Mimarlarına şehri baştanbaşa yeniden elden geçirmelerini ve yedi tepe üzerinde görkemli bir Roma kenti inşa etmelerini ister.

Sultanahmet Meydanı’nın bulunduğu yerde Büyük Saray ve Hipodrom gibi yapılar yapılırken, Çemberlitaş’ın bulunduğu alana kentin siyasi ve ticari meydanı olarak Konstantinos Forumu inşa edilir. İmparatorun gücünün bir simgesi olarak Çemberlitaş Sütunu, Roma’dan getirilerek daire şeklindeki meydanın ortasına 328 yılında dikilir.

Sütunun en üstünde ilk başta Güneş tanrısı Apollon’un heykeli bulunurken, daha sonra Konstantinos kendi heykelini koydurmuş. O dönem heykel ile birlikte sütunun uzunluğunun 57 metre olduğu belirtilmekte. Ancak Konstantinos’un heykeli sütun üzerinde fazla kalmamış, daha sonra sırasıyla onun yerine geçen İmparatorlar olan Lulianos ve Theodosius’un kendi heykelleri bu sütun üzerinde yerlerini almış.

Şehir tarihi boyunca meydana gelen yangınlardan nasibini alan sütunun üzerinde zamanla oluşan is renginden dolayı anıt, Yanık Sütun olarak da adlandırılmış. Doğal afetler sonucunda sütun üzerindeki heykel ve üç sütun kasnağı düşmüş. Bunun üzerine zarar gören sütun yeniden yaptırılarak üzerinde  yazıt olan bir sütun başlığı ve onun üzerine de bir haç yerleştirilmiş. Osmanlı döneminde zarar gören sütunun kasnaklarının çemberler ile kuvvetlendirilmesi sonrasında sütun Çemberlitaş olarak anılmaya başlanılmış.

İstanbul’un fethinden sonra Çemberlitaş Sütunu üzerinde bulunan haç kaldırılmış, ancak sütun yıkılmamış. Surlar ya da camiye çevrilen kiliselerin onarılmasından farklı olarak bu anıt hiçbir fonksiyonu olmamasına rağmen şehrin bir simgesi olarak yaşatılmaya çalışılmış. Osmanlı döneminde meydana gelen depremler sonucu hasar alan sütunun alt tarafına taş örgülü destek yapılmış.

1909 yılında elden geçirilen sütun, Cumhuriyetin ilk yıllarında da yabancılar tarafından anıtın altına kazı yapılarak araştırmalara konu olmuş. Son olarak 6 yıl süren kapsamlı bir restorasyon çalışması 2010 yılında bitirildi.

Çemberlitaş Sütunu Özellikleri

Çemberlitaş Sütunu Nerede

Cemberlitaş Sütunu Gövdesi

Bulunduğu alanda yaklaşık 1700 yıldan beri ayakta durmayı başaran Çemberlitaş Sütunu, yapıldığı dönemde üzerinde bulunan heykelle birlikte 57 metre uzunluğa sahip iken, günümüzdeki uzunluğu 37 metredir.

Sütunun kaidesindeki taş örgülü destek ve soğan şeklindeki küfeki taşından yapılan kısım Osmanlı döneminde güçlendirme amacıyla yapılmış. Sütunun gövdesi Roma İmparatorluğu’nun taşı olarak bilinen erguvan rengindeki 6 adet porfir taşından oluşmakta.

Roma’dan getirilen bu taşlar, birleştirildikten sonra aralarındaki boşluklar defne çelengi süslemeleriyle kapatılmış. Meydana gelen depremler sonrasında çatlayan blokların etrafı demir çemberler ile sarılarak desteklenmiş. Çemberlitaş Sütunu üzerinde mermer bir kasnak ve üzerinde yazıt olan bir başlık ile son bulur. Günümüze ulaşan yazıtta  Zamanla tahrip olmuş olan bu ilahi eseri, dini İmparator Manuel restore ettirmiştir”  yazmakta.

Çemberlitaş Sütunu ile ilgili en ilginç ayrıntı, anıtın yapım aşamasında altına yapılan gizli bir odada Hz. İsa’ya ait kutsal eşyaların saklandığına dair iddia. Bu nedenle olacaktır ki Roma ve Bizans İmparatorluğu dönemlerinde sütun şehri koruyan bir tılsım olarak görülmüş ve burada imparatorun da katıldığı ayin törenleri yapılmış.

Sütunun altında Hz. İsa’ya ait kutsal eşyaların saklandığı söylentisi, eserin altına bilinçsiz kazıların yapılmasına da sebep olmuştur. İstanbul’un işgal altında olduğu yıllarda sütunun yakınında bulunan bir kahvehaneden, anıtın altına bir tünel kazılmış. Benzer bir girişim 1929-1930 yıllarında Danimarkalı araştırmacılar tarafından da gerçekleştirilmiş. Bu kazılarda Hz. İsa’ya ait kutsal eşyalar ile ilgili bir sonuç elde edilememiş ancak sütunun dikildiği forum ile ilgili kalıntılar bulunmuş.

Çemberlitaş Sütunu Nerede ve Nasıl Gidilir?

Fatih ilçesinde bulunan Çemberlitaş Sütunu, Tarihi Yarımada’nın merkezinde adını verdiği Çemberlitaş Meydanı’nda bulunmaktadır. Yakınında Nuruosmaniye Camii ve Kapalıçarşı bulunmaktadır. Sütun ayrıca konum olarak Sultanahmet Meydanı ve Beyazıt Camii arasında bulunan Divanyolu üzerinde kalmaktadır.

Yapının bulunduğu yere toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak oldukça kolay. Bunun için en kolay kullanabileceğiniz toplu taşıma aracı Bağcılar-Kabataş Tramvayı. Bu tramvaya binerek Çemberlitaş durağında indiğinizde kendinizi Çemberlitaş Sütunu önünde buluyorsunuz. Otobüs ile gitmek isterseniz son durağı Beyazıt olan hatlara binip, Beyazıt’ta indikten sonra 5-10 dakikalık bir yürüyüş ile yapıya ulaşabilirsiniz.

Anadolu yakasından ulaşmak için Üsküdar veya Kadıköy’den Eminönü’ne kalkan vapurları binip ardından tramvaya aktarma yapabilirsiniz. Ya da bunun yerine Marmaray’a binip Sirkeci durağından yine tramvaya aktarma yaparak ulaşabilirsiniz.

Çemberlitaş Sütunu trafiğe kapalı bir alanda bulunmaktadır. Bu nedenle özel aracınızla gitmek isterseniz aracınızı Beyazıt Meydanı’nda bulunan İspark alanına bırakmanızı öneririm.

Çemberlitaş Sütununa aşağıda yer alan harita üzerindeki konumu tıklayarak da nasıl ulaşabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Kaynakça:

İstanbul’daki Geç Antik Ve Bizans Dönemine Ait Dikilitaşlar’ın Kent İçindeki Konumları Ve Geçirdikleri Tarihsel Değişim, Zeynep Kuban, Bediha Ulutürk, Yüksek Lisans Tezi, 2010

ntv.com.tr