Pierre Loti Tepesi Hakkında Bilgi (Nerede-Hikayesi-Kafeleri)

Eyüp Sultan Camiinin sırtlarında bulunan Pierre Loti Tepesi, Haliç manzarasının en güzel seyredilebildiği yerdir. Bu tepeye çıktığınızda bir zamanlar Fransız yazar Pierre Loti’nin oturup saatlerce, bıkmadan usanmadan hülyalı gözlerle Haliç’i seyrettiği ve bugün artık onun adını taşıyan Pierre Loti Kahvesi sizi karşılamakta.

Pierre Loti Tepesi’nin yamaçları Osmanlı döneminden günümüze kadar mezarlık alan olarak kullanılmış. Bunun güzel bir sonucu olarak tepenin etrafı ağaçlık bir alana sahip. Tepeye teleferik ile çıkabileceğiniz gibi, mezarlığın içinden geçen taş döşemeli patika yoldan yürüyerek de ulaşabilirsiniz.

Seyrine doyum olmayan bir manzaraya sahip Pierre Loti Tepesi, İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

Pierre Loti Tepesi Hikayesi

Pierre Loti Tepesi Hikayesi
Pierre Loti Tepesi Kahvesi Haliç Manzarası

Osmanlı döneminde burada bulunan kahvenin ismi aslında Rabia Hatun Kahvesi’ymiş. Ancak Pierre Loti’nin burada “Aziyade” isimli romanını yazması sonrasında kahve ve tepe kendi adıyla anılır olmuş. Yolu ilk olarak 1876 yılında bir deniz subayı olarak İstanbul’a düşen Pierre Loti’nin kendisini anlattığı romanında geçtiğine göre kendisi burada evli bir kadına aşık olmuş.

İstanbul’un güzelliğine kendini kaptırıp da, bunu ister fırçasıyla tablolarında, ister kalemle yazılarında dile getiren nice ünlü yabancı sanatçı ve yazar vardır. Ama birçok şöhretli isim arasında adını kalplere gömen tek isim Pierre Loti’dir. Çünkü Pierre Loti Türklere olan sevgisini romantik bir dille kaleme aldığı romanında anlatmasının yanı sıra, kurtuluş mücadelesi yıllarında Avrupa’da yaptığı lobi faaliyetleriyle de işgale karşı çıkarak kurtuluş mücadelesini desteklemiş.

İstanbul’da görevli olduğu dönemde Eyüp’te bir ev kiralayan Pierre Loti burada yaşamaya başlar. Türkçeyi öğrenir ve Türkler arasında yaşar. Çoğu zaman tepedeki kahveye çıkarak burada zamanını geçirir. Aşık olduğu kadınla da zaman zaman o dönem gayrimüslimlerin yaşadığı Beyoğlu tarafında gizli olarak görüşme fırsatı bulur.

İstanbul’da iki yıl kaldıktan sonra görevi sona eren Pierre Loti Eyüp’ten ayrılmak zorunda kalır. 1879 yılında İstanbul’da yaşadıklarını konu alan “Aziyade” isimli romanı yayımlanır. 1887 yılında tekrar İstanbul’a dönme imkanı bulduğunda ise aşık olduğu kadın vefat etmiştir. Pierre Loti’nin Eski Topkapı Mezarlığı’nda Aziyade’nin kabrini ziyaret ederken çektirdiği bir fotoğraf arşivlerde yer almakta.

Pierre Loti Tepesi Hakkında Bilgi

Pierre Loti Tepesi Hikayesi
Pierre Loti Tepesi Kahvesi

Eski bir Türk Mahallesi havasının verildiği bölgede, küçük bir otel, restoran, tarihi kahve, kafeler ve hediyelik eşya dükkanları bulunmakta. Eyüp Sultan Camii tarafından tepeye çıktığınızda ilk olarak tarihi kahvenin bulunduğu yere ulaşıyorsunuz. Buradan içeri kısımlara geçtiğinizde ise restoran ve kafelerin bulunduğu diğer alanlar bulunmakta.

Haliç manzarasının en iyi seyredilebildiği tarihi kahvede sıcak ve soğuk içecekler servis edilmekte. Manzaraya karşı 10 TL karşılığında kahve, 4 TL karşılığında ise küçük bardak çay içebilirsiniz. Teleferiğin bulunduğu yerde geniş bir seyir terası yer almakta. Buradan Haliç’i izleyerek bolca fotoğraf çekebilirsiniz. Ayrıca terasta bulunan seyir dürbünü ile Tarihi Yarımada’yı tepeden izleme imkanına erişebilirsiniz.

Tepeye teleferik ile çıkıp inmek seyir açısından ayrıca bir güzellik yaşatmakta. Ancak seferler seyrek yapılabildiğinden özellikle hafta sonları teleferik bekleme kuyrukları oluyor. Pierre Loti Tepesi teleferik ücreti İstanbulkart ile tek basım olarak fiyatlandırılmakta. Eğer isterseniz çıkış sırasında olmasa da inişte taş döşemeli patika yolu tercih edebilirsiniz.

Bu patika yol üzerinde Kurtuluş Savaşı’nın önemli komutanlarından Fevzi Çakmak ve Edebiyatçı Necip Fazıl Kısakürek‘in kabirlerini de görebilirsiniz. Ağaçların içinden yapacağınız yürüyüşün size ayrıca güzel geleceğini söyleyebilirim.

Pierre Loti Nerede ve Nasıl Gidilir?

Pierre Loti Tepesi Hikayesi
Pierre Loti Tepesi Yolu

Pierre Loti Tepesi, Eyüp Sultan ilçesinde, Eyüp Sultan Camii’nin üst tarafında bulunmakta. Tepenin bulunduğu yerden Haliç’in iki yakasını, yani Beyoğlu ve Fatih tarafını görebiliyorsunuz. Haliç’in Tarihi Yarımada tarafında yükselen cami kubbeleri ve minareleri görülmeye değer. Seyir terasındaki dürbün ile Fatih Camii, Yavuz Sultan Selim Camii, Süleymaniye Camii, Beyazıt Kulesi, Ayasofya Müzesi ve Topkapı Sarayı’nı uzaktan izleyebilirsiniz.

Toplu taşıma araçlarını kullanarak tepenin bulunduğu yere rahatlıkla ulaşmak mümkün. Toplu taşımayla ulaşmanın en hızlı yolu metrobüs kullanmak. Metrobüs’e bindiğinizde Ayvansaray-Eyüp durağından indikten sonra 15 dakika kadar yürüyerek teleferiğe ulaşabilirsiniz.

Otobüs ile gitmek isterseniz Eyüp Sultan’a giden otobüsleri kullanabilirsiniz. Yenikapı, Edirnekapı veya Eminönü’nden Eyüp Sultan’a giden birçok otobüs hattı bulunmakta. Anadolu Yakası’ndan ulaşmak için vapur veya Marmaray’ı kullanıp Eminönü’ne ulaşarak otobüs ile buradan geçebilirsiniz. Ayrıca belli saatlerde Üsküdar’dan direk Eyüp iskelesine kalkan vapurlarda bulunmakta.

Kendi aracınızla gitmek isterseniz Eyüp Sultan Camii çevresinde aracınızı park edebileceğiniz ücretli otopark alanları mevcut. Bunun yanı sıra tepenin arka kısmından da özel aracınız ile tesislerin bulunduğu yere ulaşım mümkün.

Tepeye aşağıda yer alan haritadaki işaretli konumu kullanarak da nasıl ulaşabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Kaynakça:

Mehmet Nermi Haskan,  Eyüplü Meşhurlar, Eyüp Belediyesi Kültür Yayınları 

istanbulkulturturizm.gov.tr